IRCSayfası - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası   VefaSohbet

Geri Dön   IRCSayfası - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası > Eğitim > Engelli Bireyler

Engelli Bireyler Engelli bireyler hakkında aradığınız herşeye bu başlık altında ulaşabilirsiniz

Etiketlenen üyelerin listesi

Yeni Konu Aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08 Temmuz 2020, 20:36   #1
Çevrimdışı
GeN
IS Founder
GeN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sosyal uyum ve yaşamı anlamlandırma


-- Sponsor Baglantı --



SOSYAL UYUM VE YAŞAMI ANLAMLANDIRMA


[Sadece üyelerimiz linkleri görebilir.. Üye olmak için tıklayın...]

Var olmak... Algılamak ya da algılanmak... Engelli olmak demek farklı olmak demektir. Diğer insanlar gibi. Her insan farklıdır. Kimisi uzundur, kimisi kısa.
Kimisi yaşlıdır kimisi genç. Ya da kimisi siyah, kimisi beyaz. Öyleyse bireysel bilince erişip kendi kendini kabul edip, kendi kendini tanıyıp, tüm
eksiklikleriyle, tüm iyi yönleriyle kabul etmek gerekir. Engelli olmak demek, topal, kambur, kör, sağır her neyse işte ben bu şekilde varım demek. Ancak kendi kendinizi kabul edip, kendinizi severek toplumun bu kalıplarından kendinizi kurtarabilir ve kendinizi topluma daha iyi anlatabilirsiniz. Engelli olması, Shakespear´i dünyanın en iyi oyunlarını yazmaktan alıkoymadı. Abraham Lincoln´un bedensel olarak engellerinin olması 4 yıl boyunca Amerika Birleşik Devletlerini yönetmesini engelleyemedi. Görme engelli olmak Aşık Veysel´in "Güzelliğin on para etmez, şu bendeki aşk olmasa" gibi ölümsüz eserler vermesinin önüne geçemedi. Stephen Hawking gibi sürekli tekerlekli sandalyede olan birinin ´Hawking Radyasyonu´ diye bilinen ve evreni daha iyi anlamamızı sağlayan teori üretmesini ise hiç engelleyemedi. İleri düzeyde sağır olan Beethoven´ı şimdiye kadar yapılmış en güzel müziklerin bir çoğunu bestelemekten alıkoymadı. Aslında tarih, çok ciddi engelli olmalarına karşın çok büyük işler başarmış büyük şahsiyetlerle doludur. Büyük İskender kamburdu. Ünlü bir ozan olan Homer görme engelliydi. Renoir, en güzel başyapıtlarından bazılarını parmakları romatizmadan çarpılmışken resmetti, resim fırçası eline kayış ile tutturulmuştu. Handel en büyük eseri "Hallelujah Korosu"nu bestelediğinde sağ tarafı felçliydi. Ve Edison, pikabı icat ettiğinde işitme engelliydi. Fakat aklınıza şöyle bir soru gelebilir. Bunları başarmak için mutlaka engeli mi olmak gerekir? Öyle olması tabii ki gerekmiyor.

Bu çok bilinen bir hikaye olan, her an kendisini öldürebilecek ıstıraplı bir hastalığı olan Yunan askerinin hikayesine benziyor. Bu asker, her an ölmeyi
beklediğinden ,savaşmaktan korkmaz olmuştu. Kaybedecek hiç bir şeyi yoktu. Generali Antigonus, onun bu denli cesurca savaşmasına öyle hayran oldu ki; hastalığını en iyi doktorlara tedavi ettirdi. Fakat, o günden sonra bu yiğit asker, cephelerde görülmedi. Hayatını riske atmak yerine uzak durup, kendini savunmaya çabalar oldu. Hastalığı iyi savaşmasını sağladı, fakat sağlığına kavuşup, rahata ermesi bir asker olarak yararlılığını yok etmişti.


Eğer engelli olmasaydık asla meşgul olunmasaydı bir konuda insanlarca yapılanların en iyisini yapmaya çalışılmaz, ihtimallere karşı savaş verilmezdi.. "Tanrı´nın Dokunuşu" adlı şaheserin şairi Myra Brooks Welch, tekerlekli sandalyesinin koluna vurarak söyle derdi:"Ve Tanrı´ya bunun için şükrediyorum. "Bir tekerlekli sandalye için şükretmek! Fakat tekerlekli sandalyeli günlerine kadar o muhteşem kabiliyeti saklı kalmıştı. Ve şimdi şiirleri tüm dünyayı şevke boğuyor.

Harvard Üniversitesi´nin en önemli başkanlarından biri olan Charles Eliot, doğuştan gelen önemli bir yüz çirkinliği nedeniyle, kendini delikanlı iken korkunç hissederdi.Ta ki; birgün annesi ona hayatını değiştirecek bu öğüdü verene kadar. Annesi şöyle demişti:" Oğlum en iyi operatörlere başvurduk.

Hepsi de senin bu özüründen kurtulmanın mümkün olmadığını söyledi. Fakat, Tanrı´nın yardımı ile öyle büyük bir akıl ve ruh geliştirebilirsin ki; insanlar yüzüne bakmayı bile unuturlar! " Ve Eliot da öyle yaptı.

Evet, kör, topal, sağır v.s olunabilir.Ancak bu varoluşu ve yaşama katılmayı engellememeli. Her insanın dünyaya gelmesinin bir nedeni vardır. Neden “BEN “ sorusunu sormak yerine toplumun size yüklediği normal ve anormal kalıplarından kurtularak her birimiz farklılığımızı kabullenerek, kendi kendimizle barışık bir birey olma yolunu seçmeliyiz. “Ben bu halimle varım, tıpkı diğer insanların kendi halleriyle varoldukları gibi” dediğinizde kendinize olan güveniniz artacak, yapabileceğiniz şeyler fazlalaşacak ve yaşam daha iyi anlaşılacaktır. Konuşmamı yine görme ve işitme engelli olan ve 19.yy a damgasını vurmuş şahsiyetlerden biri olan Helen Keller ile William Shakespeare´in sözleriyle bitirmek istiyorum;Yüzünü günese çeviren insan, gölge görmez. -Helen Keller

İnsanların çoğu duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için, yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için, unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermediği için ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için..

William Shakespeare
__________________

To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 signatures.
  Alıntı ile Cevapla

İS Reklam
sohbetediyoruz.com
Yeni Konu Aç  Cevapla

Etiketler
sosyal uyum ve yaşamı anlamlandırma


Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Twitter'ın İlginç Koronavirüs Filtresi Sosyal Medyada Dalga Konusu Oldu GeN Twitter 0 06 Temmuz 2020 03:52
Uzmanından Sağlıklı İlişkinin Sırrı: Sosyal Medyadaki Aşklara İnanmayın GeN Cinsel Yaşam 0 04 Temmuz 2020 16:34
Albayrak ve ailesine sosyal medyada hakaret eden kişi, FETÖ'nün firari 'bölge imamı' çıktı aDa Yurttan Haberler 0 03 Temmuz 2020 05:07